+90 532 460 9202

Sosyal Medyada Biz}

Osmanlı’da Nakış Sanatı

Osmanlı’da Nakış Sanatı

Osmanlılar’da resim için yapılan tanımlama nakıştır. Nakış sanatının Osmanlılarda nasıl başladığı tam olarak tahmin edilemese de nakış sanatının ve nakkaşlığın Osmanlılara girmesinin XV. yüzyılın ilk yarısı içinde olduğu tahmin edilmektedir. Hatta Bursa’da yer alan ve Yeşil Cami denilen Çelebi Mehmed Camii’nin nakkaşı Bursalı Ali Bin İlyas, o dönemin en ünlü nakkaşlarındandır. Padişah Murat zamanında Bursalı Nakkaş Safi isminde bir nakkaş ve 15. Yüzyılın 2. yarısında ise 2. Murat döneminde ise karşımıza yine Bursa’da Hoca Yusuf bin Hoca Ferruh çıkmaktadır.

Osmanlı hükümdarları doğuya yaptıkları sefer dönüşlerinde toprak sahibi olmanın, ganimetler elde etmenin yanı sıra yanlarında nakkaş getirmişlerdir. Yavuz Sultan Selim, İran seferinden dönerken Alaaddin Mehmed, Mansur Bey, Şeyh Kâmil, Ali Bey Abdülhalik ile daha altı nakkaşı beraberinde İstanbul’a getirmiştir.

Nakış sanatı için Topkapı Sarayı’nda bir Nakkaşhane kurulmuştur. Bu Nakkaşhane’de nakkaşbaşının emrinde çalışan nakkaşlar, kitapların minyatürize edilmesinden, cami ve sarayların boyanıp süslenmesine kadar her türlü süsleme ve bezeme faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Nakış sanatı böylece Osmanlı’da da profesyonel bir anlamda icra edilmeye başlanmıştır.

İran’da ortaya çıkan ve gelişen nakkaşlık ya da nakış sanatı, Osmanlı’dan günümüze paha biçilmez birçok eser bırakmıştır. Hatta nakış sanatına önem veren Kanuni Sultan Süleyman İran’dan getirilen Nakkaş osmanlida-nakis-sanatiŞahkulu’na bir atölye tesis etmiştir. Yine aynı dönemde Osmanlı nakkaşhanesinde ünlü tezhib ve minyatür ustaları Kara Memi ve Şaban Usta’da bulunmaktadır. Kanuni dönemi başlarında ise nakış sanatında Kıncı Mahmut Usta da önemli nakkaşlardandır. Osmanlı’da nakış sanatının klasik dönemi ise 3. Murat dönemine denk gelmektedir. Bu dönemde Nakkaş Seyyid Lokman, Hünername-i Al-i Osman adlı eseri ortaya koymuştur. Bu eser, 16. yüzyıl Osmanlı tezhip ve minyatür sanatının en güzel örneklerindendir.

Osmanlı Devleti’nde İstanbul’da ve diğer şehirlerde nakış sanatını icra etmek yani nakkaşlık için sadece Müslümanlara izin verilmişti. Ancak 1826- 1827 yılları arasında çıkan bir ferman ile Osmanlı tebaası içinde yaşayan herkese nakış sanatını yapabileceği izni çıkmıştır. Levni’nin, minyatüre getirdiği yeni üslup ise Türk nakış sanatının yani nakkaşlık sanatının dönüm noktası olmuştur.

20 March 2016
4.734 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM

  1. Niymet Gudu says:

    Faydalı bir yazı olmuş. Teşekkürler

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

en_USEnglish
tr_TRTürkçe en_USEnglish