+90 532 460 9202

Sosyal Medyada Biz}

Osmanlı’da Camii Mimarisi

Osmanlı’da Camii Mimarisi

Osmanlı döneminde camilerin dini değerlerin dışında önemli bir yer vardı. Özellikle toplumun sosyal ve kültürel bakımdan gelişmesinde, toplumun birbiri ile daha iyi iletişim kurmasında önemli bir rolü bulunmaktaydı. Vakıflara bağlı olan camiiler tabii ki mimari olarak da önemli bir ayrıcalığa sahipti. Camii mimarisi İran, Maverâünnehr, Anadolu, Kuzey Afrika ve Endülüs’te gelişirken, Osmanlılar’da ise camii mimarisinin zirve dönemi Mimar Sinan’la olmuştur.

Osmanlı Mimarisi 3 dönemden oluşmaktadır. Erken Dönem, Klasik Dönem ve Geç Dönem olarak 3’e ayrılan mimari etki, Osmanlı camii mimarisinin de temelini oluşturur. Öncelikle klasik Osmanlı camii mimarisinde, camiiler başlıca dış avlu, iç avlu, son cemaat mahalli, sahn, yan sofalar ve mihrap kısımlarından meydana gelmektedir. İç avlunun etrafı revaklıdır. Orta yerde ise abdest almak için bir şadırvan bulunmaktadır. Arka duvara bitişik olan bölüm son cemaat bölgesi, geç kalanların ise cemaatle namaz kılmaları için mihrap yer almaktadır. Câmi içindeki minber, mihrap, vaaz kürsüleri, müezzin mahfelleri bazı câmilerde padişahın namaz kılması için yapılan hünkâr mahfelleri hem o dönemde hem de günümüzde birer sanat şaheseri olarak karşımıza çıkarken, Osmanlı camii mimarisinde ayrı bir yeri olan minareler ise bir ustalık ve zarafetle ortaya konmuştur.

Erken dönem mimarisi 1299 yılında Osmanlı Devleti’nin Osman Gazi tarafından Söğüt’de Osmanlı’nın tarafından kurulması ile 1501 yılında Bayezid Camii’nin (1501-1505) inşaatının başlaması arasındaki dönem, erken dönem mimarisi olarak kabul edilmektedir. Kimi tarihçilere göre ise bu dönemin Edirne’de yer alan Üç Şerefeli Cami inşaatının 1437 yılında tamamlanmasıyla bittiği kabul edilmektedir. Üç Şerefeli Camii klasik dönemin özelliklerinden, iç avluya sahip planlar ve ana kubbe öğelerinin ilk kez uygulandığı görülmektedir.

Klasik dönemde ise Osmanlı camii mimarisinde kubbeli ve yan kubbeli örtüler görülürken, tavanı destekleyen filayak destek sistemleri kullanılmıştır. Malzeme olarak ise küfeki taşı ve mermer kullanılmıştır. Ayrıca, klasik dönemde genelde yukarıdan aşağıya inildikçe genişleyen bir tasarım görülür ki buna ilk örnek Fatih Camii’dir.

Geç dönemde, 18. yüzyıldan itibaren batı etkileri yoğun olarak görülmektedir. Özellikle Fransız etkisinin görüldüğü bu dönemde inşa edilen İstanbul Nur-u Osmaniye Camii, İstanbul Lâleli Camii, İstanbul Nusretiye Camii, İstanbul Dolmabahçe Camii, İstanbul Ortaköy Camii, İstanbul Aksaray Valide Camii geç dönem etkisindedir.

Tabii Osmanlı camii mimarisinde hat yazılarının, kalem işlerinin, altın varak süslemelerinin her zaman ayrı bir yeri olduğunu unutmamak gerekir.

17 March 2016
5.711 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

en_USEnglish
tr_TRTürkçe en_USEnglish