2026’ya hızlı bir başlangıç yapan küresel emtia piyasaları, beklenmedik bir gelişmeyle sarsıldı. Özellikle sanayinin temel hammaddelerinden biri olan bakır, arz sıkıntıları ve ticaret beklentileriyle rekor seviyelere tırmanırken, Orta Doğu’da patlak veren İran-İsrail gerilimi fiyatların yönünü tersine çevirdi.
Yılın ilk aylarında güçlü bir yükseliş sergileyen bakır, ocak sonunda ton başına 14 bin dolar sınırına dayanarak tarihi zirvesini gördü. Üretim tarafındaki aksaklıklar ve küresel ticaret politikalarına ilişkin beklentiler, fiyatları adeta yukarı taşımıştı.
Ancak mart ayına girilmesiyle birlikte jeopolitik risklerin artması, bu yükselişi kalıcı kılmadı. Savaşın küresel ekonomide resesyon endişelerini tetiklemesiyle birlikte bakır fiyatları hızla geri çekildi.
Mart ayının ilk haftasında tansiyonun sıcak çatışmaya dönüşmesi, yatırımcı davranışını kökten değiştirdi. Riskten kaçınan yatırımcılar güvenli limanlara yönelirken, bakır gibi sanayi metalleri satış baskısıyla karşı karşıya kaldı.
Bu süreçte fiyatlar 5,7 dolar seviyesinin altına kadar gerileyerek son haftaların en düşük seviyelerini test etti.
Gerilimin tırmanmasıyla birlikte kritik enerji altyapıları da hedef haline geldi. Özellikle Güney Pars Gaz Sahası’na yönelik saldırılar, küresel piyasalarda endişeyi daha da artırdı.
Enerji arzına yönelik risklerin büyümesi, lojistik maliyetleri yukarı çekerken, üretimde yavaşlama beklentilerini güçlendirdi. Uzmanlara göre, maliyet artışlarına rağmen asıl belirleyici unsur talepteki zayıflama oldu.